20li yaşlarda ateist 30larda ise inançlı biri olmak çok insani bir durum sanırım. 20ler daha hayatın sorgulandığı dönemler olduğundan olsa gerek. 30lar ise, belki de bir çocuk sahibi olmakla alakalı olarak, ya da hayatının artık düzene girmesi için umudunu ayakta tutabileceğin son nokta olduğundan, daha bi inancın pekiştiği, geliştiği dönemler.. 20li yaşlardaki tanrı inancı olmayan birkaç arkadaşımla konuşmamız sırasında inanç sistemimi şöyle açıkladım: tanrı varsa eğer, kesin çok tatlıdır!, çok seviyorum onu. yoksa.. napalım canı sağolsun.. derken.. gözlerimin önünde yere düştüm. sanırım kendimi bu aralar iplerle bağlanmış halde hissettiğimden, ayakta duruyor olmamın başka açıklaması kalmadı artık diye düşündüğümden.. kukla gibiyim bu dönem, her yerimde ipler. ve o iplerin ucu boşaldı "yoksa" dediğim anda. düştüm yere hareketsiz, hissiz.
iplerimi tutan biri olmama fikrini istemiyorum sanırım bu aralar. ona ihtiyacım var. ki ben, hayatı kendi ellerimizle yazdığımıza inanan ben, o iplere ihtiyacım var. beni yönlendirmesin, hür irademi elimden almasın ama ayakta tutsun beni, düşmeyeyim.
not: sevdimseni.com yazıyo lan resimde ehaaheha bakıcam çok merak ettim !!
bir de,
ip dedim de aklıma geldi, Hitchcock'un Rope isimli filmi. kesin izleyin. nasıl bi gerilim verme yeteneğidir arkadaş. bir de tek seferde çekilmiş olması da çok acaipli.
mekandaki tüm duvarları hareketli yapmışlar kamera nereye geçecekse oradaki duvarı yürütüyorlar. illa kesmek zorunda kaldıkları bi kaç yerde de bi nesneye zoom yapıp geri gelerek halletmiş, böylece hiç kesilmeden çekilmiş gibi görünmesini sağlamış. tek bir odadan bu kadar hikaye çıkarabilmek, gerilimi iliklerinize kadar hissettirmek gerçekten takdire değer.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder